Fikrimce insanı ,sadece kendisi söz konusu olduğunda, en çok üzen şeylerden biri disiplinli olmayı sürdüremediği ama başta aksine çok motive başlamış olduğu konular & hobiler & istekler & davranış şekilleridir… Neden çok üzer dersiniz ? Çünkü kişi başta kendine verdiği sözü kısa zamanda tutamamıştır….Üstelik kendisine verdiği sözü tutsa sonucun onun için çok iyi olacağını biliyordur. İşte konu tam da bu : bile bile yapamamak, isteye isteye olmaması… Yasaklar, kendimizce kendimize kural ve sınır koymalar, ilerleme düşüncesi yada hırslar burayı çok etkiler , etkiler de etkiler !
Kimilerinin dediği ‘ her gün minik ilerle ama yine de birşey yap , o konuda küçükte olsa bir adım at’ şeklindeki bakış açısı da giderek amacından adım adım soğutuyor insanı bence… Çünkü hedefler, istekler, arzular hatta büyük hayallerin büyük bir kısmı bile başta hep sıcağı sıcağına olur…bu cümleyi her zaman kullanırım, çok da severim.Aksine her gün istediğimiz bir konuyu ( bazen gerçekten istemediğimiz halde) az da olsa yapıyor bulursak kendimizi zorla , aslında bilinçaltımız bize ‘yavaş ilerliyorsun ’ yada ‘yolun daha çok uzun’ diyor bana göre. Yani her bir küçük adım, hedefine daha çok yaklaştın hissi vermeyerek ilerlediği için, kişi giderek uzun vadede soğuyor, değişimini elde edemiyor. Çabası yetersiz kalıyor.
Oysaki akışta kalmak ; bazen çok ilerlemek sıcağı sıcağına mesela başlangıçta, mesela çok isteyince, mesela tam vazgeçecekken içinde yeniden bir güç bulduğunda hedefine ; bazen de durmak mesela hiç ilerlemek istemediğinde ,mesela kararsız kalıp ‘acaba yapmasam mı ’dediğinde, mesela ‘zor bu hedef bence yapamıyorum ’dediğinde insana çok iyi gelir. Yani açıkçası bana göre her gün bir adım atmadan durmayı da ilerlemek sayabilmektir akış. Burada demek istediğim şey vazgeçerek yada tersini yaparak durmak değildir , hedefini düşüncelerinde ‘ istikrar sağlayamadım ’diyerek kötü etkilemek yerine nötrde tutabilmek lazım. Ne ileriye gitmeye çalışmak adımlarca ne de vazgeçerek geriye dönmek düşüncelerce ,farkettiğim ve uyguladığım bir yöntem oldu 2025 yılında, çok da güzel sonuçlar aldım.
Aslında bakarsanız hayatımda hep şuana kadarki hayallerini hangi zorluk çıkarsa çıksın gerçekleştirmiş biri olarak belirtmek isterim ki bir şeyi hayal ettiğiniz zaman yakın gelecek hayali ise o, sıcağı sıcağına hızlı ilerlemek çok yol katettirir kişiye. Günlerce durmaksızın ilerlemek heyecanla, çoşkuyla, zorlanmadan. Ortalara gelindiğinde ise ‘tamam ya olmayacak gibi’ diyoruz ya işte o anda vazgeçmek yerine durmak yada bu konuda minik adımlarla zorla ilerlemeye devam etmek yerine gerçekten durmak gerekir. İşte o zamanlar doğada bir yürüyüş , görmek istediğimiz bir yere seyahat düzenlemek yada hiç görüşemediğimiz bir arkadaşımızın yanına gitmek yada birşey yapmamak bize iyi gelir… Gerçekten durmak : o an için istediğimizi yapmak bizi yine o hedefe daha çok yaklaştıran şey olacaktır günler sonra. Yada belli mi olur dönmeyiz aynı hedefe ama yapamadık diye değil , durduğumuz anlarda o hedefimizi istemediğimizi farkederek kendimizi tebrik ederek, mutsuz olarak yada ‘bak yine sözünü tutamadın ’demeyerek kendimize…
Yeter ki ne istediğimizi , neyi gerçekten isteyip istemediğimizi, neye daha yatkın olduğumuzu ,neleri değiştirmek istediğimizi bilelim. Hayat beklediğimizden çok daha fazlasını bize sunmaya hazır, yeter ki kendimizi sıkmadan isteyelim, sınırlar koymadan motive olalım, aynı hayal içinde bazen çok ilerleyelim bazen çok duralım.
Herkese harika bir 2026 yılı dilerim, bu yıl için düşündüğünüz tüm dileklerinizi gerçek olması dileklerimle.

